Tedirginlik

Sen kendince haklısındır ama herkes bencil.

Her şey silik silik çoğu zaman. Birleştirmeye çalıştıkça tuz buz oluyor. Sen daha ne olduğunu anlamadan etrafa saçılıyor. Ondan sonra bir ince ipliğe bağlı yaşıyorsun. Hep biraz tedirginlik çöküyor gözlerine. Ara sıra da adımlarına vuruyor. Ürkek ilerliyorsun kararlarında. Tuz buz olmanın verdiği hissi tekrar yaşamaktan korkuyorsun.

Aslında sen haklısındır ama kimse seni anlamak istemez. Bu kadar hayata karşı temkinli olmanı acımasızca eleştirirler. Anlamalarını da bekleyemezsin zaten. Cam kırıklarını avuç içlerine bastırarak yaşamayı bilmezler. Kırılan ne varsa halının altına süpürüp görmezden gelirler. Baştan savma, basit ve fütursuzca hareket ederler. Kabullenmek yerine inatla kendilerine yalan söylerler. İnsan hareket etmeden önce bir düşünür; yaptığının ucu nereye gidiyor hesaplar. Sadece boş lakırdılarla küfürbaz mahalle çocukları gibi her şeyi itip geçerler. Sen ise her şeyi karış karış bedenine işlersin. Ortaya çıkan nakışa sen bile şaşırırsın ama yapman gerekeni de yaparsın.

Bu yüzden farklıyız onlardan. Bu yüzden gidenlerden de kalanlardan da hatta özlediklerimizden bile yolumuz ayrılıyor. Her ne yaşıyorsak kabul ediyoruz. Yaşadıklarımızı görmezden gelmek yerine onlara sarılıyoruz. Bizi daha nasıl güçlendirebilir, milim milim onu planlıyoruz. Çünkü en çok ayakta durmaya ihtiyacımız var; bizi parçalara ayıran insanlar karşısında.

Üzerimize gelen ne varsa biliyoruz ki gün gelecek haklı olacağız. O yüzden şimdi sadece susuyoruz.

Hepsi bir yana da çok özlüyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir