Duygusal İklim

Duygusal iklimin demindeyim. Sağanak yağmurlu ve parçalı bulutlu olarak kendisini gösteriyor, iç sancılar. Hafif bir sallantı şiddetleniyor ve tsunamiye zemin hazırlıyor. Ufak bir titreşim reaksiyon gösteriyor. Baştan sona sarsılmak bu. Her sallantı bir kayıp. Şehrin ücra köşelerindeki pisliklerin üzerine düşmesi.[…]

Huzur

Gözlerimi kapatıyorum, en çok da buna ihtiyacım olan günlerde. Kendi dudaklarımdan dökülmeyenleri de kalbimden dinliyorum. Huzur diyorum. Huzurdan başka bir şey değil bu. Kaybolmasından korktuğum bir dinginlik kolları. Ahh Tanrım; yine boğacaksan bir bardak gölde, hiç yaşatma şimdiden.

Yolun Sıcaklığı

Karanlıkta duyamadığı yakarışlar; başka bir diyarın bilinmezliğine doğru, boynundan yol oldu. Dilini tutmayı beceremediği her gün biraz daha yol alıyordu. Kabullenmeyi de öğrenemedi, bunların yanı sıra. O yüzden varlığını toplayıp gitti. Yine de yaşamını soğuk bir taş üzerinde izlemek istememişti.[…]

Mavili Düş

Önemi yok hiçbir şeyin. Hatta hiçbirinizin. Kendisi var insanın. İnsan en çok kendisini özgür bırakmalı düşlerine. Sonra biraz durup nefes almalı. Boğuluyoruz bu hengamede. Kimseye sesimizi duyamıyoruz uğultudan. En çok kendisi veriyor kendisine zararı.  Sonrası alabildiğine koyu bir dip. Ağlama[…]

Kırmızı Pabuçlu Boşluk

Hayatlarımızın ücra köşelerine sakladığımız yalnızlıklarımız hiç beklenmedik anlarda kırılma noktalarında karşımıza dikilirler ve hiç ummadığımız şekilde hesap sorarlar. Ne soğuk yataklarda ne de sıcak kucaklarda varlığını unutturmuşlardır. Orada hep bir adım ötende seni bekliyor gibidir. Bilirsin, kokusunu içine çekersin. Sonra[…]