Kırmızı ajanda

Kendimi programlamak gibi bir planım yoktu aslında. Her zaman dağınık olarak ajanda kullanır ve bunların hangisinde ne yazdığını bilmeme rağmen pek bir eyleme geçmezdim. Yani yazarken aklımda kaldığı için bir daha geri dönüş yapmazdım. Aklımda olan şeyleri de uygulamaya geçirmek tamamen keyfime kalırdı. Bu yüzden de kendi etrafımda döner durur ve bir arpa boyu ilerleyemezdim. Ben de bu konuda bir şeyler yapmaya karar verdim. Tabii ki öyle durduk yere karar vermedim. Bazen günler günleri kovalıyor ve kendimi zamana kaptırmış giderken buluyorum.

Geçen ay iki hafta sonu ruhsal olarak kendimi iyi hissetmediğimden mütevellit pek verimli geçiremedim. Nisan ayına girdiğimiz Cumartesi gününü de pek sakin geçirince kendime biraz kızdım. Evet, çünkü bir şeyler yapmadan sakin geçirdiğim günlerin akşamında bir şey yapmadan günü tamamladığım için kendimi hayıflanırken buluyorum. Halbuki geçen sakin bir günde de çok şey yapabiliyor insan. Biraz dinleniyor, biraz gazete okuyor ve biraz da kendisini dinliyor insan. Üretim olarak illa ki elimize bir madde geçmesi mi gerekiyor onu da bilemiyorum.

İşte tam ben bu noktada bir anda aydınlanma yaşadım ve kendi ajandamı kendim oluşturup bütün her şeyi değerlendirip kaydetmeye karar verdim. Böylece hayatımın günlerini görebilecek ve boşa geçen zamanlarımın sorumluluğunu üstlenecektim. Üstlenecektim? Bak aslında bundan tam emin değilim ama deneyeceğimin garantisini önce kendime sonra da size veriyorum.

O hep yaptığımız bir daha da yüzüne bakmadığımız listeleri her gün elimin altına alıp kesin olarak o listeleri tamamlamadan ölmemeye karar verdim. Böyle dedim ya listeyi yapar sabahı ölür giderim. Bu kararımı uygulamaya geçirmeden önce tabii ki tamamlamam gereken etaplarım mevcuttu. Çünkü bilirsiniz ders çalışmaya başlamadan önce de kaleminiz kaybolur ya da ders notlarınız kaybolmuştur hiç olmadı kapı zili çalıyordur. İşte benim de şimdi böyle birkaç engelim bulunuyordu ama ayın ilk Pazartesi günü eksikliklerimi de tamamlayıp ajandamı oluşturdum.

Ajanda konusunu hayata geçirme konusunda bir gün ilerleme kaydeder ve işe yaradığına inanırsam elbette sizinle de paylaşacağım.

Dileriz, işe yarar değil mi?

Şu an için yaklaşık 20 günü ardımızda bırakmış bulunuyoruz.

Boş günlerime bakıp bakıp kendime kızıyorum.

Birkaç ay içinde gerçek bir değerlendirmesini yapacağım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir