Rien

Dünyanın en mutlu eden aktivitesi hiç şüphesiz dans etmek !

Her gün bir gün sonraya ertelediğim planlar arasında kaybolup gidiyorum aslında. Dün gece sabaha kadar sunumlar, projeler, ödevler çalıştım durdum. En sonunda da yorulup açtım bir dizi izleyerek uyudum. Sabah da erkenden kalkarak yollara düştüm. Zaten geçirmiş olduğum uykusuz bir haftadan sonra uykusuz bir Cumartesi de hiç çekilmez oldu. Öğle olmadan eve döndüm.

Öğlen vurdum kafayı uyudum üç beş saat. O da ses gelmesin uykum bölünmesin diye her şeyi kapatmış. Bu sayede uzun yıllardan sonra ilk defa gündüz vakti koca bir 4 saat uyumuş oldum. Uyandığımda sersem gibi olmanın etkisiyle canım pek bir şey yapmak istemiyordu. Ama dedim yok öyle bir dünya. “Kalk kız soğan doğru!!” Şaka şaka. Açtım benim eski playlistlerden, bir yandan hazırlandım bir yandan dans ettim. Allah’ım yok böyle bir huzur! Yok böyle bir mutluluk! Artık kendimi ne kadar kaptırdıysam bilgisayarı kapattığımda resmen çok yorulmuştum. Neyse ki yerine gelen enerjim ile düştüm sokaklara.

Hava çok soğuk değil ama sıcak değil. Böyle üşümüyorsun ama ceketsiz de çıkamıyorsun. Bildiniz değil mi o havayı? Heh işte o havada kaptırdım kendimi. Sonunda buradayım, olduğum yerde. Tarif etmek istemiyorum hatta fotoğraf da koymak istemiyorum. Ama olduğum bu yerde tam olarak kendimi her şeye, herkese ve hatta dünyaya karşı ifade edebilecek gücü kendimde hissediyorum. Güç içimizde, orada öylece duruyor. Sadece biraz dokunmak gerekiyor. Hiç olmadı içinizdeki gücü dürtün!

Hayatın sokaklarında kendimi saklayıp sonra da onu arıyorum. Hayatımda belli önceliklerim ya da vazgeçemediğim hiçbir şey yok. İnsanların hırsları, kendi kırgınlarım, öfkelerim, başkalarının dünyası hepsi nasıl da oldu da bir anda kayboldular gittiler bilmiyorum. Bunu ne ara başardığımın bile farkında değilim.

Kimse o kadar umrumda değil ki kendimi bir kuş kadar hafif hissediyorum.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir