bazenöyleolur

Kendimi bile çizmiştim kahraman olurum umuduyla.

Ortaya Karışık

XflIBXL

Ağustos geldi Ağustos.

Ben hala böyle bir Kasımdaymış havasıyla yaşamaya devam ediyorum. Sıcaklar olmasa bir de ne güzel olacak. Mayıs ve Haziran’ın güzel havasını Ağustos’un bunaltan havasıyla kıyaslıyorum. Yazı çok sevmekle birlikte nefes almayı zorlaştıran yanını görmezden gelemiyorum.

Günlerdir yine iki kelimeyi bir araya getirip bir şeyler yazamadım. Çok şeyler oldu, hatta o kadar çok ki neyi, nasıl ve nereden tutup anlatmaya başlasam bilemiyorum. Ben de ortaya karışık bir şeyler hazırlayayım dedim.

Bayramı ardımda bırakıp tıpış tıpış İzmit’e döndüm. Tüm kavga ve gürültü de bayram öncesinde kaldı. Bazen iyi ki böylesine büyük bir kavga etmişiz de şu an böyle iyiyiz diyorum. İlişkimiz level atladı. Saatlerce mutlulukla süren keyif kahvaltıları yapıyoruz. Hem de öyle saatlerce yapıyoruz ki akşam yemeği bile yiyecek yerimiz kalmıyor. Vanilyalı limonlu dondurma yemek için akşamları dışarı çıkıyoruz. Hiçbir şey yapmasak da çok şey yapıyormuşuz gibi yanımızdan ayrılmıyoruz. Tabi böyle bir mutluluğun sonunda nazar değmese olmazdı. Çünkü ben kendi kendine nazar değdirebilen bir canlıyım. 10 günün sonunda yine bir kriz atlattık ama atlattık yani. Sonra olmamış gibi yine mutlu hayatımıza döndük.

Bu arada insanların hayatlarında her zamna bir seçenek olmalı derken kendi hayatımda pek bir seçenek olmadan gidecektim. Ama sonra birden bir seçeneğim daha oldu ve hangisini seçsem acaba diye düşündüm. Annem yeni seçeneği çok sevmiş hatta evet işte bu artık beni daha mutlu etti demişti. Yalçın’a göre ise gitmemi istemediği bir yer ile yine gitmemi istemediği bir yer arasında fikir vermesini bekliyordum. Haklıydı ama çok komik bir söyleniş değil mi? Aklıma geldikçe bu dediğine gülümsüyorum. Ayrıntıları bazı şeyler kesinleşince daha net yazacağım. Hatta bir bir ayrıntılarına gireceğim. Birazcık daha zaman. Sizin için de benim için de…

***

26’sında Sivas’a uçuyorum. 3. Sivas Kitap Fuarı’nın da bir parçası olacak olmaktan çok mutluyum. 2 yıldır Kocaeli ve şimdi de Sivas. Beni gerçekten heyecanlandırıyor. Kitapların içinde olmak, kitap severler ile aynı havayı solumak ve hatta yayınların ilginç hikayelerini dinlemek bana çok keyif veriyor. Ancak Kocaeli’de olduğu gibi tabiki bir interteks yok. Bu yüzden nasıl olacak açık havada çok merak ediyorum.

Sivas dönüşü zaten hayatım biraz daha değişik bir hal alacak gibi. En azından bir şeylere karar verme aşamasında olabilirim. Elimdeki iki seçeneğin de olmama ihtimalini düşünerek yedek bir plan yapmam gerekiyor aslında.

***

Bu arada bu kız bile evlenmiş şokunu yaşıyorum yine şu sıralar. Liseden ve üniversiteden « bu kız mı ıyyy » dediğim bütün bekar hemcinslerim bir bir parmaklarına yüzüklerini takıp sonra o masaya oturdu. Facebookta bildiğin beyaz show var. Kimin gelinliği daha güzel, kimin düğünü daha güzel olmuş diye bakıyorum ben de.

Daha diplomayı yeni almışsın azıcık bir nefeslen, harıl harıl yıllardır okuyup şimdi de nikah masasına bu oturma acelesi neden? Koştur koştur ilişkiye başlayıp sonra yine hiç dinlenmeden evlenen onca facebook arkadaşlarımı merakla takip ediyorum. Dilerim mutlu olurlar.

Daha başka konularda diyecek birkaç şeyim daha vardı ama karnım acıktı.

Gidiyorum.

Bir de Romanya 1 aylık vize verdi. Ama proje 1 hafta ertelendiği için benim de o tarihlerde başka işim olduğu için gidemiyorum. Gidemediğim tek şey bu değil elbette. Kuzenlerle yaptığım tatil planı da rafa kalktı. Bu en çok üzeni.

İşte şimdi gerçekten gidiyorum.

Öptüm.

Yorumlar

  1. melodram
    13 août 2014 à 23:37 (5 ans ago)

    Şu adamların parmaklarına nikah yüzüğünü nasıl kelepçeliyorlar acaba? Altı yıldır beceremedim, vazgeçtim en sonunda. 🙁

    Répondre

Yorum Alanı