Lundi noir

İçimizdeki son umudu da öldürdüler.

Sendromların annesi bir Pazartesi gününe yağmurlu bir şekilde başlıyoruz.

Jason Mraz her ne kadar hayat harika dese de bazen o kadar mükemmel olmayabiliyor. Ayrıca karşısına dikilip sormak istiyorum. Hani harekete geçmek için birkaç kelime yeterdi? Haykırdık be haykırdık. Dünümüzden yola çıkarak yarınlara doğru sesimiz kısılana kadar haykırdık. Sonra ne oldu? Yine kırık kalpler, yine kayıp umutlar ve kabullenilmiş yenilgiler…

En kötüsü de ne biliyor musunuz? Bunun hesabını kime soracağımızı bile bilmiyoruz. Diyecek çok şey var aslında ama gerçekten diyecek enerji kalmadı. Anlamadılar ve anlayamayacaklar da. O yüzden artık daha fazla yorulmayalım istiyorum. Sonra da bu kadar mıydı diye serzenişte bulunuyorum. Eğer bir yol varsa buradan dönülecek, ne kadar yorulursak yorulalım son damlamıza kadar da savaşalım. Yeter ki biraz olsun ötesini görelim. 11 yaşımdaydım, şimdi 26 yaşımdayım. 15 yıl artık biraz da ötesini görmek için yeterli bir zaman değil mi?

Ben yine bütün acılarımdan kurtulmak için maydanoz suyu içiyorum. Öyle iğrenç bir koku ki bu acıya mı katlansam yoksa kokuya mı tahammül etsem diye düşünüyorum. Sonra da bu saatten sonra hiçbir şey bana koymaz diye düşünerek yaptım çayı. Masada da brokoli beni bekliyor. Zaten biraz daha doktorun reçetesine uyarsam vejetaryen olacağım. Efsane bir Pazartesi günü değil mi?

Kaybettiğimiz yarınlarımızı yeşilliğe boğuyorum. Belki tekrar filizlendirmeyi başarabilirim, kim bilir?

Çok kırık uyandım be günlük

Ne fazla ne eksik

 

Lundi noir” için bir yorum

  1. Çok tatlısın bazenoyleolur. Sitemlerin bile çok tatlı. Hepimiz bugün mutsuz uyandık ve bunun bedelini yine biz ödeyeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir