Karikatürize

Hiç olmadığı kadar çok olduk bu hayata. Gerekli gereksiz ne varsa sıkıştırdık beynimize hatta yetmedi kalbimize sıkıştırdık tüm kirli düşünceleri. Sonra da en yakınımıza, neden bu kadar boğuluyoruz diye feryat ettik. Küçük ve anlamsız kayıplara bile haddinden fazla değer vererek kendi canımızı daha çok acıttık. Çünkü hiç olmadığı kadar çoktular hayatımızın köşesinde. Her şeyi olduğu gibi onları da kaybettikten sonra fark ettik. Nefes almak için böylesi daha kolaydı.

Ne diyordum? Hatırlamıyorum. Neyse, önemi de yok zaten. Sizin de önem verdiğinizi düşünmüyorum.

Yaşadığımız karmaşalar ya da kurguladığımız onca yaşam bizim kontrolümüzden çıkarak canımızı sıkmaya başlayabiliyor. Sonra da buna bir suçlu arıyoruz ve bu konudaki usta yeteneğimizle hemen kendimize bir kurban buluyoruz. Çünkü aynanın karşısına geçtiğimizde asıl suçluyla karşı karşıya gelmekten korkuyoruz. İnce titizlikle işliyoruz kanımıza yalanları.

İyi yanlarımızı sarıp sarmalayıp koltuk altımıza alıp siktir olup gitmek istiyoruz çoğu zaman. Biri de karşımıza geçip cehennemin dibine kadar git demiyor. Tuhaf, kal diyen de olmuyor. Her şeyi birbirine katıyor, yanaklarımızı suluyoruz. Hiçbir zaman olmadığı gibi yine çözüm olmuyor ama kabul edin, rahatlatıyor. Sonra başa dönüyoruz ve yine siktir olup gitmek istiyoruz. Belki nehir her seferinde farklı nehirdir ama bizim düşüncelerimiz hep aynı düşünceler. Ara sıra dolaşmaya çıkıyor hatta ileriye gidip terk ediyor ama sonra yine ait olduğu yere dönüyor. Bazen de pusuya yatmış onu çağırmanı bekliyor. İşte yine o zaman cehennemin dibine kadar git diyen olmuyor. Yalan sevgi sözcükleriyle birbirimizi kandırmaktan başka bir şey yapmıyoruz.

Hadi ama biraz olsun kabul edin. Hepimizin bir kenarında isyan etmeyi bekleyen ergen nöbet tutuyor. Yaptıklarımıza, yaşadıklarımıza, aşka, sevgiliye hiç olmadı hayata isyan etmek için görevlendirilmişiz gibi. Ara sıra.

Sizi de yazıya katarak kendimle konuşuyorum yoksa burası işte ne olacak ben de bilmiyorum. Belki eskisi gibi arada sırada gelir böyle yazarım. Belki de burası benim cehennemim olur ve bir gün biri de cehennemin dibine git der; ben de tasımı tarağımı toplayıp buraya gelirim. Hayır, hiçbir şeyimi yanıma almadan; çırılçıplak ve yalın ayak buraya gelir sonra da nefes alırım.

Şarap yoksa su var.

Su gibi lezzetli ol.

 

– Bugün çok yalnızsın.

– Yarın da çok farklı olmayacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir