Huzursuzluk

wallpaper-1775904

Hepsi biraz huzuru aramamızdan kaynaklanıyor. Elimizden kaçırdığımızda üzülüp yas tutmaya başlıyoruz. Böyle de mutlu olamadığımızı anlayınca tekrar başka kollarda arıyoruz. Kimi zaman buluyoruz, kimi zaman daha da huzursuz bir hâl alıyoruz. Sıcak bir gülümsemeyi kendimize bile çok görmeye başlıyoruz. Oysa önceden en çok da sevdiklerimize sıcacık bakarken içimiz erimiyor muydu?

Nasıl oldu da böyle olduk? Bilemiyorum.

Belki en başından beri hata yapmıştık. Hiç olmayacak insanlara güvenip parça parça olmamıza izin verdik. Önce hayatlarımıza girdiler, kendilerine bağlanmamızı istediler sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayal kırıklığına uğratıp hayatlarımızdan siktir olup gittiler. Bunu ben de yaptım, sen de yaptın. Hepimiz birilerinden gittik. Kimi zaman isteyerek kimi zaman da gitmek zorunda bırakıldık. Sonuç olarak ne fark ediyordu?

Benim en çok korktuğum şey insanları hayal kırıklığına uğratmaktı. Diğerleri ise bunu bir görev bildiler. Gitmek mesele değildi de bir insanı hayal kırıklığına uğratıp gitmek benim için büyük bir problemdi. Giderken bir insanın umutlarını yanımda götürmeyi hiçbir zaman göze alamadım. İşte bu yüzden beni hayal kırıklığına uğratan insanlardan hep nefret ettim. Onlardan öyle çok nefret ettim ki varlıklarını bir süre sonra unutur oldum. Hayatımda öyle çok unuttuğum şeyler vardı ki bir gün onları oturup enine boyuna anlatmak istiyorum. Mesela geçenlerde bir şey olmuştu; çok kırılmıştım. Hatta o kadar kırılmıştım ki ağlamıştım. Ama şimdi unuttum. Bir gün onu da anlatırım.

Huzuru arıyoruz diyordum. Konu konuyu açıyor işte. Kendimize bile gülümseyi çok görmemizden bahsediyordum. Kendimize olan acımasızlığımız beni korkutuyor diyecektim. Geçen gün Seçil yazmıştı sanırım; tam hatırlayamıyorum. Kendimle bile sırrımı paylaşamıyorum diyordu. Tam olarak da bu hâlde değil miydik zaten? Ne zaman güvensek o kadar kırılmadık mı? Değişecek diye baktığımız her şey olduğu gibi öylece kaldı. Hiçbir şey değişmedi ve her şey herkesin yanına kâr kaldı. Kendimize bile kalmasını istemediğimiz sırlarımızı bir toprağın altına gömdük. Biri eşelemeye kalkarsa diye hazır tetikte bekledik. Bazen ufacık bir yudum alkolde dile gelirler diye kendimiz bile unuttuk. Ama orada bir yerlerde olduğundan kuşkusuz emindik.

İnsanları hayal kırıklığına uğratmayın. Sanırım bunu ömrümün sonuna kadar her yerde söyleyeceğim.
Yapmayın, yakışmıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir