Ha gayret

Öyle çok var ki dilimin ucuna gelip sonra tekrar içimin en derinliklerine gömdüğüm.

Dokunsa kanıyor, dokunsam batıyor.

Bir şeyler önce bedenimin her bir zerresini deşiyor sonra da kalbimin tam ortasına nokta atışı yapıyor. Öyle ki öldürmüyor, yakıyor. İçten içe, kavurarak yok ediyor. Yaklaşan kim olursa onu da çekiyor içine. Sadece yardım feryatları yankılanıyor, ona doğru bedenimden. Kulakları tıkalı, duymuyor. Benden gelecek her şeye kapatmış kendini, kabuğuna çekilmiş.

Üflesem daha çok tutuşuyor, görmezden gelsem sıçrıyor. Konuşmaya çalışıyorum; ne varsa dökmek, dökülmek. Yine ve yine hiç usanmadan her seferinde en başa sarmaktan önce kendim tiksiniyorum. Sonra da sıçradığım herkes. Benden. Bir dönem en çok değer verdikleri kadından… Çünkü hepsi kül oluyor. Yaşanmışlıklar gibi en çok da yaşanılamayanlar gibi.

Bakma öyle. Sen de anlamıyorsun. Hiçbir zaman anlamadın kopan fırtınaları, dinlemedin sessizliğimin gürültüsünü. Dokunduğunda sızladığını bildiğin hâlde sen de dokunmaktan vazgeçmedin. İçim kanarken oluk oluk sadece izledin.

Şimdi küllerim savrulurken dört bir yana ben yeniden diriliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir