Duygusal İklim

q1yk

Duygusal iklimin demindeyim.

Sağanak yağmurlu ve parçalı bulutlu olarak kendisini gösteriyor, iç sancılar. Hafif bir sallantı şiddetleniyor ve tsunamiye zemin hazırlıyor. Ufak bir titreşim reaksiyon gösteriyor. Baştan sona sarsılmak bu.

Her sallantı bir kayıp. Şehrin ücra köşelerindeki pisliklerin üzerine düşmesi. Büyük bir yıkım. Yeniden inşa olmak, bir enkazı kocaman bir göğüsle yüreklemek gerekiyor. Ancak hep bir saklambaç hep bir soluksuz kovalamaca. Neyi tercih etmesi gerektiğini bilemeyen, nefes almaya bile korkan küçük bir kız çocuğu el kaldırıyor, yıkıntının arasından. Taşıyamıyor pislikleri; üzerini silkeliyor, koca bir toz birikintisi. Dinmesini bekliyor göz kapakları.

O sırada kulakları sağır eden bir sur üflemesi.

Baştan. Her şey en baştan var olmaya başlıyor. Zihni allak bullak, kalbi paramparça. Hiçbir şey o yıkıntının altında kalmıyor. Küçük bir toz zerresi nefesine karışıp kanında zikzaklar çiziyor. Her bir başlangıç düğümleniyor geçmişe. Duyamıyor, hissettiklerini.

Hangi duygu kaldı ırzına geçilmemiş?

Hangi sevgi kaldı dokuz nokta dokuz şiddetinde sarsılmayan?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir