Alerjik Durumdayım

selpakGünlerdir hasta hasta dolanıyorum ortalıklarda. Sabah kendime gelip dışarı çıktığımda bir süre sonra tekrar başımı yastığa bırakmak istiyordum. Buna da hep demek ki tam iyileşmemişim hemen gidip yatayım mantığıyla bakıyordum. Günlerdir nefes almak için kendimi parçalıyorum, yok bana mısın demiyor. Çantamda paket paket selpak ha şimdi, ha birazdan derken hapşırma krizleri. İyileş artık grip diye çıldırıyordum.

Dün hoca projeyle ilgili bir şey söyleyecek ki buradan okula ve derse gittiğimi de vurguluyorum. Final öncesi zahmet edip derste hocayı dinliyorum. Tam tamına 7 kişiyiz atölyede. Hoca dergi diyor ben hapşırmaya bir başlıyorum; Allah’ım nolur dursun diye içimden resmen yalvarıyorum. Tam hoca anlattığı şeyde ilerliyor; bu sefer hayvan gibi 8 kere hapşırıyorum. Bir oldu, iki oldu sevgili hocam istersen sen çık dedi. Çıkar mıyım? Hayır. Yıllar sonra derse giriyorum kolay kolay iki hapşırağa pabuç bırakır mıyım? Bırakmadım da. Tam 1 saat 10 dakika da bir defalarca hapşırdım. İnsanlar artık “iyi yaşa” demedi. Hoca da “iyi yaşa” demedi. Kötü tarafı ben de “iyi yaşayayım” demedim. Öleyim ya dedim.

Eve geldim, attım kendimi yatağa. İnsan 1 hafta boyunca bu kadar bitkin ve halsiz olmamalıydı bana göre. Olmayacak böyle bu ilaçlar da bir halta yaramıyor, en iyisi tekrar bir doktora görünmek diye düşündüm. Akşam arkadaşım geldi, gittik doktora. Zaten hastane mikrop yuvası, aha diyorum iyiysem bile hasta olacağım şurada. O sırada trafik kazası geldi, kalp krizi geldi, ayılan bayılan geldi derken iyice gerildim.

İçeriye girdim. Neyin var dedi. Gribim ben ya. 1 hafta oldu iyileşmedim, ilaçlar da geçirmedi dedi. Önce hikayemi dinledi ve sonra aaaa de bakayım dedi. Orama burama baktı ve grip değilsin dedi. Böyle bana vah vah dermiş gibi baktı. E o zaman grip değilsem neyim ben? Boşuna mı sümüklüyüm, boşuna mı hapşırıyorum, neyim ben diye sordum. Alerjik Rinit’sin dedi. Allah’ım alerjiyi duyunca devamını duymadım bile. Ömrümü yedin alerji, ömrümü diye söylendim. Bahar ya da saman nezlesi de diyebiliriz dedi. Bahar mı diye sordum. Tüm sene boyunca ya da sadece bahar dönemlerinde görülür; tedavi edilemez ama ilaçlarla kontrol altına alınabilir dedi.

İlaçlarımı yazdı ve boynu bükük teşekkür ettim. İlaçlarımı aldım ve tıpış tıpış eve geldim. Bir yandan burnumu çekiyorum, bir yandan hastalık hakkında ekşiyi alt üst ediyorum. Burnunu çekerek; yalnız değilsiniz dostlarım, yalnız değilsiniz. Ben de aranıza katıldım diye haykırdım.

alerjik-rinitSiz de özellikle bu dönemde belirtilerini grip ile karıştırmayın. Günlerce burun akıntısını geçtim, şiddetli ve çok sık hapşırma nöbetleriniz varsa, nefes almakta gerçekten güçlük çekiyorsanız ki spreyle bile zorla nefes alıyorum, mesela kulaklarınızda basınç hissediyorsanız hemen otobüs şoförüne küfür etmeyin. 2-3 defa lan otobüs hızlı mı çıktı tepeye, kulaklarımda bir basınç var diye ev arkadaşıma söyleniyordum. Sonra öyle halsiz, öyle bitkin oluyorsunuz ki gücünüzü toplayamıyorsunuz. Gözlerde yanma oluyor ama bir bakıyorsunuz ateşiniz yok. Hapşırırken de devamlı gözlerinizden damlalar süzülüyor. Bu belirtilerin en az birkaçını hissediyorsanız, doktora görünmeniz de fayda var.

Asıl merak ettiğim şimdi ben bunu sürekli yaşayacak mıyım? Hayat bununla yaşanır mı? Yaşanmaz abi. Her yerde toz, duman, börtü böcek varken benim hapşırmamam elde mi?Hadi hapşırayım bir şey demiyorum ama o hapşıramama durumu var ya işte asıl problemin ta kendisi o. Tam hazırlanıyorsun böyle hatta yanındakiler önceden iyi yaşa diyor öyle şiddetli hapşıracakken HAPŞIRAMIYORSUN. İşte bu dramın baş kahramanı olmaktan nefret ediyorum.

Hapşırmak için uyanıp 5-6 kere hapşırdıktan sonra tekrar uykuma devam ediyorum.

Hayat şu günlerde çok zor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir