Kırmızı Masal

kendimi bu şehre ait hissetmiyorum.
gideceğim şehre de. oradan başka bir şehre de gitsem.
kendimi kimseye ait hissetmiyorum. kendime de.
belki burası biraz ben gibi kokuyor. ya da siz gibi.

Kendime masallar anlatmayı çoktan bırakmıştım. Bırakma nedenim de kendi içinde çok hüzünlüdür. Oturursan ve bir kahve de bana yaparsan anlatmaya başlarım. Sütlü köpüklü olsun. Köpüksüz kahvelerin hiçbir çeşidini sevmem. Hazırsan başlayalım.

Vaktiyle çizdiğim karakterler alıp başını gitmişti. Ehh tabi ki bunun akabinde ben de neden kendimi çizmiyorum diye kendime sordum. Zaten içimden bir dürtü beni buna sormaya itip duruyordu. Sordum ve beklenilen cevabı aldım. Hâl böyle olunca oturdum kendimi çizdim. Her bir detayıyla ilgilendim. En güzel renklerle renklendirdim, en taze çiçekleri ekledim ve kendimi bildiğim en iyi masalın içerisine yerleştirdim.

Siz bakmayın en iyi masal dediğime. Her yanı kir pas içerisindeydi. Belki silinmesinin en büyük nedeni de buydu. Tertemiz duygular kokan karakterlere alışkındı masallar. Oysa ben kırmızı kaplı defterimden kokuşmuş beklentileri yükledim omuzlarına. Taze kokan çiçekler bile değiştirmedi havadaki sisi. Burasını en sonda söylemeliydim. Zaten en sonda söylenecek sözü hep en başta söylüyorum. Geçelim burayı.

Masalın karakteri ben olduğuma göre her şey de benim istediğim gibi olmalıydı. Her gün biraz ondan, biraz bundan ekleyip durdum. Yeri geldi çirkin kalpli adamlar ekledim, yeri geldi beni çok seven adamlar. Bazen de süpürgesi olmayan ama süpürgeli cadıyı aratmayan cadılar ekledim. Çok üzüldüğüm zamanlar da oldu. Üzüntümde sırtımı sıvazlayacak dostlar ekledim. Sonra bir bir onlar gitti. Yenilerini ekledim. Masala giren her adamdan ve her kadından kendime öğütler çıkardım. Masalın sonunda üç elmayı düşüremeyecek olmanın kırıklığı ile iyiler her zaman kazanır ya da kötülük edersen kötülük bulursun öğüdünü oluşturmaya çalıştım.

Ancak işler biraz farklı ilerledi. Karakteri ben çiziyor, en iyi masala yerleştiriyor ve hala o üç elmayı düşürebilmek için beklentilere düşüyorsam o elma ağacını kökten keserim dedim. Öyle de yaptım. Masalımın kahramanı bile olmayı beceremedim.

Ve sonra anladım ki;

Ben bu masala bile ait değilim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir