Bunların Hepsi Yüksek Ses

Bazen olmuyor.

Bazen de hiç beklenmedik anda hiç beklenmedik olaylar oluyor.

Olanı olmayanı bir yana bırakıp nefes almak gerekiyor. İşte çoğumuzda bunu gözden kaçırıyoruz. Nefes almayı unutarak alabildiğine koşuyoruz. Koşuyoruz ama nereye koştuğumuzdan hiçbirimizin en ufak fikri olmuyor. Sadece dört nala koşuyoruz. Bir adam sesleniyor karşıdan, tempomuzu bozmadan başımızla selamlıyoruz. Köşeyi dönerken bir teyze selam veriyor, hiç istifimizi bozmadan merhaba diyoruz. Küçük kıza gülümseyerek caddeyi ardımızda bırakıyoruz. Sonra yine koşuyoruz çünkü hep koşmaya programlanmış yaşıyoruz.

Durdum.

Nefes almak istedim.

Bazen bir omuzda, bazen de yastığıma kendimi bırakmış; tavanı izlerken…

Hiçbirini yapamadığım vakitlerde ise otobüste…

Ahh otobüsler…

Son anda yetiştiğimiz ya da yetiştiğimizi sandığımız otobüsler; içimizi kemiren düşüncelere ev sahipliği yapmaktan hiç vazgeçmiyor. Sabahları hangi otobüsün camında bıraktığımızı hatırlamadığımız kırgınlıklarımız, akşamları otobüsün arka koltuğunda unuttuğumuz pişmanlıklarımız hepsi orada öylece her yeni bir günde bizi selamlamak üzere orada bekliyorlar.

Merhaba; dünüm, bugünüm, yarınım.

Siz durun.

Ben devam edeyim.

Ya da siz devam edin lütfen.

Biz duralım.

Artık nefes almak istiyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir