Boşluğun Dolusu

Bu sefer başka olsun diye dilediğim dileklerim ayaklarımın altında ezilirken sadece sustum. Onun dudaklarının arasına mühürlenmiş yarınlar için kırmızı bir balon bıraktım gökyüzüne. Daha yükselemeden patladı. O an her şey içimde söndü.

Bazen anlatmak istediğin şeyler için kelimeler yetersiz kalır. Hiçbir kelime tam olarak duygularını dile getiremez. O yüzden boğazında bir düğüm oluşur ve sessizce bir akıntının seni sürüklemesine izin versirsin. İşte ben de şu günlerde akıntıya karşı kürek çekmeye çalışıyorum. Başaramıyorum ve başaramadıkça batıyorum. Kimse fark etmiyor.

Kıyı çok uzakta bir kara parçası olarak görülüyor. Orada bir taşın üzerinde nefes aldığını biliyorum ama yaklaşamıyorum. İçimde bir şeyler batıyor, görmüyor.

* * *

Gidiyorum. Dudağımda uçuk çıktı. Çok canım yanıyor 2 gündür. Deniz de çok yordu.

Yine pek bir isyankar bir halde attım kendimi buraya. Ayrıca yazıya çok güzel başlamıştım ama artık blogumdaki yazıları sansasyonel bir biçimde utanmadan başkalarına telefon açarak onu benim için mi yazmış diye soran yaratıklar çoğaldı etrafımda. He canım senin mallığını anlattım o yazıda, he senin beni rahatsız etmelerini dile getirdim o yazıda diye bağırasım var. İşte böyleleri yüzden tüm yazılarımın başında bir tıkanma noktası oluştu. Ben ki 2 yıl önce kimsenin tanımadığı bazenoyleolur olarak doğduktan 1 sene sonra eski blogunu kapatıp bazenoyleolur olarak tekrar yayın hayatına başlarken nasıl oldu da böyle ifşa oldum.

Normalde kimseyi umursamazken şimdi niye böyle kitlendim de yazılarıma odaklanamaz oldum bilmiyorum.

Gerçekten kafamı toplamaya ihtiyacım var.

Şarkıyı dinleyin siz, beni bırakın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir